Ana Sayfa
fıkralar
Ziyaretçi defteri
msn nickleri
vitray we ebru sanatı
trabzonspor
nickelodeon
karikatürler
icatlar
nil karaibrahimgil
sims
oyunlar
ceza
gazete
gs
fb
bjk
öykü&berk
avrupa yakası
ATATÜRK
eğlenebileceğiniz sitelerrrr
süper şiirler ( özel seçtim :))
ÇILGIN CUMA!!
fazla kilosu olanlara dikkattt
şebnem ferah
youtube
hormonlar
migren
sen birtanesinn...
kavak yelleri(esiyorrr)
macellan
duvar yazıları
farkında olmak
dikkat edin
öpücükle dolu!!!
türk bayrağının simgelerinin anlamları
arka sokaklar(süperr)
sigaranın kimliği
ilginç gerçekler (aaaa)
unfabulous
anneler günü :)
babalar günü :)
msn avatarları(yeni :) )
müzik dinle :)
ister ters oku-ister düz
popmundo
derinden öyküler
yazın vazgeçilmezi ''dondurma''
ülkeler hakkında bilgiler
çakralar
atom bombası ve etkileri:(
fatih sultan mehmet(wow)
fransız ihtilali
magna carta
burçlar
anakonda
insomnia(uykusuzluk)
titanic :)
küçük sinemacılar buraya
Hz.Muhammed'in anıları
marie curie
marsta hayat var mı?
uzay kampı türkiye
bir yığın pamuk'bulut'
narnia günlükleri
biz o kadar fakirdik ki:D
darkorbit
somne
var mısın yok musun ???
bir basketbolcunun bilinmeyen hayatı
şeytanın belkemiği
temporomandibular (çene eklemi rahatsızlığı)
ilginç korkuluklar
ünlü türklerin hayat hikayeleri
yanardağın patlamasına sebep olan
deniz yıldızı
portakal....yanımda kal...(lütfen girin)
travian
NASA'nın çözemediği fotoğraf
uydu fotoğrafları
biraz da oyun hileleri
browser oyunları
yüzyılın deneyi!!!
en yaşlı ağaç
vazgeçme
neden nobel ödülleri matematik dalında verilmez???
zamanı durduran adam
neden kabus görürüz?
psikolojik orman testi
les choristes
avril lavigne
PiNhaNi
Şiir Ve MakaLe Yarışması
Demi Lovato
Evanescence
MiNik HikaYe
Dünyayı bitirén kehanetler
RuneScapé
DuMaN..
 

derinden öyküler

 Sally, küçük kardeşi George hakkında anne ve babasının konuşmalarını duyduğu zaman yalnızca sekiz yaşındaydı. Kardeşi çok hastaydı ve onu kurtarabilmek için ellerinden gelen herşeyi yapmışlardı. Georgi’nin yalnızca çok pahalıya malolacak bir ameliyatla kurtulma şansı vardı fakat bunun için yeterli paraları yoktu.

Babasının, umutsuz bir biçimde annesine şöyle fısıldadığını duymuştu Sally:

“Yalnızca bir mucize onu kurtarabilir.”

Bu sözleri duyar duymaz, usulca kendi odasına yürüdü Sally. Domuz biçimindeki kumbarasını gizlediği yerden çıkartarak içindeki paraları yavaşça yere dökerek saymaya başladı.

Yanılgıya düşmemek için tam üç kez saydı kumbaradan çıkardığı bozuk paraları. Sonra hepsini cebine koyarak aceleyle evden çıkıp, köşedeki eczaneye gitti.

 

Eczacının dikkatini çekebilmek için büyük bir sabırla bekledi. Eczacı çok yoğundu ve bir adama ilaçlarını nasıl kullanacağını anlatıyordu. Bu yoğun çalışmanın arasında sekiz yaşındaki bir çocukla ilgilenmeye hiç niyeti yoktu ama Sally’nin beklediğini görünce

“Evet, ne istiyorsun söyle bakalım” dedi. “Biraz acele et, gördüğün gibi beyefendiyle ilgileniyorum” diyerek yanındaki şık giyimli adamı gösterdi.

Sally “Kardeşim” dedi. Sessizce yutkunduktan sonra devam etti:

“Kardeşim çok hasta, bir mucize almak istiyorum.”

Eczacı Sally’e bakarak “Anlayamadım” dedi.

“Şeyy, babam ‘Onu ancak bir mucize kurtarabilir’ dedi, bir mucize kaç paradır, bayım?”

Eczacı Sally’e sevgi ve acımayla baktı bu kez:

“Üzgünüm küçük kız, biz burada mucize satmıyoruz, sana yardımcı olamayacağım” dedi.

Sally o kadar kolay vazgeçmek istemedi.

Eczacının gözlerinin içine bakarak “Karşılığını ödemek için param var benim, bana yalnızca fiyatını söylemeniz yeterli” dedi.

Bu arada Sally ve eczacının yanında bekleyen iyi giyimli bey Sally’e dönerek “Ne tür bir mucize gerekiyor kardeşin için küçük hanım?" diye sordu.

“Bilmiyorum” dedi Sally.

Sonra gözlerinden aşağı süzülen yaşlara aldırmaksızın devam etti: “Tek bildiğim, o çok hasta ve annem ameliyat olmazsa kurtulamayacağını söyledi ve ailemin de ameliyat için ödeyebilecekleri paraları yok.

Ama babam ‘Onu ancak bir mucize kurtarabilir’ deyince ben de paramı alıp buraya geldim.”

“Ne kadar paran var?” diye sordu iyi giyimli adam. “Bir dolar ve onbir sent” dedi Sally.

“Ve dünyadaki tüm param bu!” “Bu iyi bir şans, küçük kardeşini kurtarmak için gerekli olan mucize için yeterli bu para” dedi, iyi giyimli adam.

Adam bir eline parayı aldı, öteki eliyle de Sally’nin elini tutarak “Beni yaşadığın yere götürür müsün lütfen?” diye sordu. “Küçük kardeşini ve aileni tanımak istiyorum” dedi.

İyi giyimli adam Dr. Carlton Armstrong’du ve George için gerekli olan ameliyatı yapabilecek tanınmış bir cerrahtı.

Ameliyat başarıyla sonuçlanmış ve aile hiçbir ödeme yapmamıştı. Hep birlikte mutluluk içinde evlerine döndükleri zaman hâlâ yaşadıkları olayların etkisinden kurtulamamışlardı.

Anne “Hâlâ inanamıyorum. Bu ameliyat bir mucize! Doğrusu maliyeti ne kadardır merak ediyorum” dedi.

Sally kendi kendine gülümsedi. O bir mucizenin kaça malolduğunu çok iyi biliyordu. Tam tamına bir dolar ve onbir sent!

 

 Adam, bir haftanın yorgunluğundan sonra pazar sabahı kalktığında bütün haftanın yorgunluğunu çıkarmak için eline gazetesini aldı ve bütün gün miskinlik yapıp evde oturacağını düşündü.
Tam bunları düşünürken oğlu koşarak geldi ve sinemaya ne zaman gideceklerini sordu.
Baba oğluna söz vermişti bu hafta sonu sinemaya götürecekti ama hiç dışarıya çıkmak istemediğinden bir bahane uydurması gerekiyordu... sonra gazetenin promosyon olarak dağıttığı dünya haritası gözüne ilişti.


Önce dünya haritasını küçük parçalara ayırdı ve oğluna eğer bu haritayı düzeltebilirsen
seni sinemaya götüreceğim dedi sonra düşündü;

Oh be kurtuldum en iyi coğrafya profesorunu bile getirsen bu haritayı akşama kadar düzeltemez.
Aradan on dakika geçtikten sonra oğlu babasının yanına koşarak geldi ve baba haritayı düzelttim artık sinemaya gidebiliriz dedi.
Adam önce inanamadı ve görmek istedi. gördüğünde de halen hayretler içindeydi ve bunu nasıl yaptığını sordu.

Çocuk; bana verdiğin haritanın arkasında bir insan vardı
İnsanı düzelttiğim zaman dünya kendiliğinden düzeldi.

31 yaşında işini kaybetti.
32 yaşında bir hukuk kavgasını kaybetti.
34 yaşında işini tekrar batırdı.
35 yaşına geldiğinde çocukluk aşkı öldü.
36 yaşında sinir krizi geçirdi.
38 yaşında eyalet seçimini kaybetti.
43, 46, 48 yaşlarında kongre seçimlerini kaybetti.
55 yaşında eyalet senatörü olamadı.
58 yaşında gene senatör olamadı.
60 yaşında ABD Başkanlığı’na seçildi.
Onun ismi, Abraham Lincoln ’dü..
Asla vazgeçmedi...

Asla vazgeçmeyin, kaybedenler yalnızca vazgeçenlerdir..




Bugün 5 ziyaretçi (13 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=